Haber

İLAHİ

11 Ocak 2009 Pazar

İSRAİL MALLARINI ALMAYALIM

İsrail Mallarını Almayalım..

Her tür mal üzerinde bulunan diyagram (Barkod)'un ilk üç veya bazen ilk iki rakamı üretildiği ülkeyi temsil etmektedir.

Malumunuz 869 Türk mallarını temsil eder.

729 ile başlayan barkoda sahip ürünler ise İsrail Malıdır.

Marka ezberlemektense bu rakamı taşıyan ürümleri satın almamanızı öneririm.

729

Unutmayalım.





31 Aralık 2008 Çarşamba

KINAMA

http://img222.imageshack.us/img222/1111/samp8313ac1e4410e9afgs6.jpg


İSRAİL VE YANDAŞLARINI LANETLE KINIYORUZ

29 Temmuz 2008 Salı

Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun


Mirac Gecesi Hakkında Kısa Bilgi;

Mirac’ın iki aşaması vardır.

Birinci aşamada Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v) Mescidül-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürüldü. Kur’an’ı kerimde anlatılan andığı bu kısım, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır.

İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v)’in Beytü’l-Makdis’ten Allah’a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur’an’da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis-i şerifde ayrıntılı biçimde anlatılır.

Hz. Peygamberimiz (s.a.v) Burak ile Beytü’l Makdis’e vardıktan sonra oradaki büyük ve sert kaya ile göğe çıkarıldı. Her bir gökte peygamberlerden biriyle görüştü, nice nice melekler gördü. Cennet ve cehennemin durumlarını gördü, Sidre-i Müntehâ’ya geçti, Allah’ın melekût âleminden bir çok acaib şeyler gördü. Nihayet beş vakit namazın farz kılınması emri ile aynı gecede geri döndü.

22 Haziran 2008 Pazar

Gusül Abdesti

Gusül (Boy Abdesti)

Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği gerektiren hal cünüplüktür. Ayrıca kadınların hayız ve nifas kanlarının sona ermesidir. Cünüplük hali ise, aşağıda açıklanacağı üzere, şehvetle meninin atılmasından ve cinsel ilişkiden meydana gelir.

Guslü Gerektiren Haller:

a. Cünüplük: Cinsî münasebet, ihtilam ve ne şekilde olursa olsun meninin vücut dışına çıkması boy abdestini gerektirir.

b. Hayız ve Nifas (Lohusalık): Hayız ve nifas hali sona erince gusül farz olur.

Şehvetle yerinden ayrılan ve şehvetle dışarıya atılan bir meniden dolayı gusletmek gerekir. Şehvetle yerinden aynlıp, şehvet kesildikten sonra dışarıya atılan meniden dolayı da, İmamı Azam ile İmam Muhammed'e göre, gusletmek gerekir. Fakat İmam Ebu Yusuf'a göre gusül gerekmez.

Rüyada şehvetle ayrılan bir meninin, şehvet kesildikten sonra dışarıya akıtılmasını sağlamak için tenasül organını tutmak ve sonra dışarıya akıtmakta, misafir ve soğukta bulunanlar için İmam Ebu Yusuf görüşünü seçmekte kolaylık vardır. Bu yönden bu görüşün tercih edilmesini uygun görenler vardır. Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.

Cinsel ilişki halinde sünnet yerinin veya o kadar bir kısmın duhulü ile, buluğ çağına ermiş erkek ve kadının gusletmeleri gerekir. Meninin gelip gelmemesine bakılmaz. Bunlardan yalnız biri buluğ çağına ermiş ise sadece ona gusül gerekir, diğerine gerekmez. Ancak buluğ çağına yaklaşmış bir devrede ise, yıkanmadan namaz kılmasına izin verilmez. Namaza devam için taharette tedbirli olmak lazımdır. Bu ve buna benzer hangi haller olursa olsun ihtiyat olan yol gusletmek suretiyle şüpheli hallerden sakınmaktır.

Uykudan uyanan kimse, yatağında, çamaşırında veya bedeninde bir yaşlık görünce bakılır: Eğer rüyada cinsel ilişkide bulunduğunu hatırlıyorsa, gusletmesi gerekir. Yaşlığın meni olup olmamasında şüpheye düşmesi bir önem taşımaz. Ancak ihtilam olduğunu hatırlamadığı takdirde, yaşlığın mahiyetinin ne olduğu üzerinde durulmaz ve gusül gerekmez. Çünkü akıntının şehvetle geldiği bilinmemektedir. Bu mesele İmam Ebû Yusuf'a göredir, İmamı Azam ile İmam Muhammed'e göre, gelen akıntının mezi olduğunu anlıyorsa, gusl etmesi gerekmez. Fakat meni olduğunu biliyor veya şübheye kapılıyorsa, gusletmesi gerekir. İhtiyata uygun olan da budur. Onun için fetva buna göredir.

Yatağından uyanıp kalkan kimse, ihtilam olduğunu hatırladığı halde, tenasül organında bir yaşlık görse gusletmesi gerekir. Ayakta veya oturduğu yerde uyuyan kimse, uyanıp da bu organında bir yaşlık görse, bakılır: Eğer bu yaşlığın meni olduğuna kanaati varsa veya uyumadan önce bu organı hareketsiz bir halde idi ise, gusletmesi gerekir. Fakat böyle bir kanaati yoksa ve tenasül organı da önceden uyanık durumda idi ise, gusletmesi gerekmez. Bulunan yaşlığın mezi olduğuna hükmedilir. Çünkü organın uyanık olması, mezinin çıkmasına sebeb olur.

Sarhoş veya bayılmış olan bir kimse uykusundan uyanıp da, kendisinde meni bulacak olsa, gusletmesi gerekir. Mezi bulacak olsa yıkanması gerekmez.

İdrarını yaparken, tenasül organı uyanık olduğu halde meni gelse, yıkanması gerekir. Organ uyanık olmayınca; gusletmek gerekmez, çünkü uyanıklık şehvetin bulunmasına delildir.

Bir erkek veya bir kadın rüyada ihtilam olsa da, meni dışarıya çıkmış olmasa, yıkanmak gerekmez. İmam Muhammed'e göre, böyle bir kadının ihtiyat olarak yıkanması gerekir. Çünkü kadından çıkacak bir sıvının yine ona dönmesi ihtimali vardır.

İhtilam olan veya cinsel ilişkide bulunan bir kimse, idrarını yapmadan veya çokça yürümeden veya yatıp uyumadan yıkansa da, sonra kendisinden meninin arta kalan kısmı çıkacak olsa, ikinci kez yıkanması gerekir. Fakat idrarını yaptıktan veya epeyce yürüdükten veya uyuduktan sonra şehvetsiz olarak gelecek meni guslü gerektirmez. Çünkü bu durumda o meni, yerinden, şehvet olmaksızın ayrılmış bulunur. Yine bir kadından, yıkandıktan sonra, kocasının menisi çıkacak olsa, tekrar gusletmesi gerekmez.

Bir yatakta yatıp uyuyan iki kimse, uyandıkları zaman ihtilam olduklarını hatırlamayarak yatakta meni gibi bir yaşlık görseler veya kurumuş meni görüp de o yatakta kendilerinden önce başka bir kimse yatmış olsa bu durumda meninin kime ait olduğu bilinmese, her ikisinin de ihtiyaten yıkanması gerekir.

Şehvet olmayıp da döğülmeden, ağır bir yük kaldırmadan ve yüksek bir yerden düşmeden dolayı meni gelmesiyle gusül gerekmez.
(İmam Şafî'ye göre bu hallerde de gusül gerekir.)

Yerinden şehvetle ayrılan bir meni, bedenin dışına veya dış hükmünde olan yere çıkmadıkça gusül gerekmez.

Bakire bir kızın bekaretini yok etmemek sureti ile yapılan bir ilişkide meni gelmeyince gusül gerekmez; çünkü bekaret, sünnet yerine kadar duhule engel olmuş demektir.

Cünüplük, hayız veya nefselik (loğusalık) halinde iken, gayrimüslim bir kadın veya gayrimüslim bir erkek ihtida etse, gusletmesi farz olur. Hayız veya nefseliği son bulmuş olsa da, yıkanmamış bulunsa, yine gusül gerekir. Fakat yıkanmış bulunan veya henüz cünüplük, hayız ve nefselik haline düşmemiş olan erkek veya kadın gayrimüslim ihtida etse, yıkanması mendub olur.

Gusül Nasıl Yapılır:

Gusletmek isteyen bir kimse önce besmele okur ve : "Niyet ettim Allah rızası için gusletmeye" diye niyet eder. Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler. Bundan sonra sağ avucuyla ağzına üç kere su alır ve her defasında ağzını boğazına kadar gargara şeklinde çalkalar. Oruçlu ise boğazına su kaçmamasına dikkat eder. Sağ avucuyla burnuna, genzine kadar üç defa su çeker, her defasında sol eliyle burnunu temizler. Bundan sonra tıpkı namaz abdesti gibi abdest alır.

Abdest aldıktan sonra önce başına, sonra sağ, daha sonra da sol omuza üçer defa su döker ve vücudunu yıkar. Suyu her döküşte elleriyle vücudunu iyice ovuşturur. İğne ucu kadar kuru yer kalmaksızın vücudun her tarafını güzelce yıkar. Gusülde bıyık, saç ve sakal diplerine suyun iyice işlemesi için ovuşturulur. Göbek boşluğu, küpe delikleri dikkat edilerek yıkanır. Böylece gusül abdesti almış oluruz.

Guslün Farzları:

1. Ağza su alıp boğaza kadar çalkalamak.

2. Burna su çekip yıkamak.

3. Bütün vücudu ıslanmayan yer kalmayacak şekilde yıkamak.

Guslün sünnetleri:

1. Gusle niyet etmek.

2. Besmele ile başlamak.

3. Bedenin bir tarafında pislik varsa onu önceden güzelce temizlemek.

4. Avret yerini yıkamak

5. Gusülden evvel abdest almak.

6. Bedenine üç defa su dökmek ve suyu bedenin her tarafına ulaştırmak.

7. Su dökünmeye baştan başlamak, sonra sağ omzuna, sonra sol omzuna dökmek ilk defa döktüğü zaman bedeni ovmak ve suyu bedenin her tarafına ulaştırmak.

8. Ayağının olduğu yere su birikirse, abdest aldığı zaman ayak yıkamasını sonraya bırakmak.

Kaynak: Büyük İslam İlmihâli, Ömer Nasuhi Bilmen

19 Haziran 2008 Perşembe

HZ. MUHAMMED(s.a.v.) HAYATI

571

Hz. Muhammed, 12 Rebiyülevvel Pazartesi günü Mekke’de Abdullah bin Abdulmutalib ve Amine binti Vehb’den dünyaya geldi. Babası o doğmadan bir kaç hafta önce vefat etmişti. Bir süre sonra badiyede yaşayan Havazin kabilesinden sütannesi olacak Halîme’ye verildi.

575

Sütannesi Halime, Hz. Muhammed’i Mekke’ye getirerek annesi Âmine’ye teslim etti.

577

Yesrib’deki akrabalarını ziyaret dönüşü annesi Âmine Ebvâ’da vefat etti. Dadısı Ümmü Eymen, Hz. Muhammed’i Mekke’ye getirip dedesi Abdülmuttalib’e teslim etti.

579

Dedesi Abdülmuttalib’in vefatı üzerine amcası Ebû Tâlib’in yanında kalmaya başladı.

583

Amcası Ebû Tâlib ile birlikte ticaret için Suriye’ye gitti.

588

Amcası Zübeyr ile birlikte ticaret için Yemen’e gitti.

589

Amcaları ile birlikte Ficâr Savaşı’na katıldı ve mazlumlara yardım amacıyla kurulan Hilfü’l-fudûl / erdemliler ittifakının kurucuları arasında yer aldı.

591

Ticarete başladı, Suriye ve Yemen’e seyahatler gerçekleştirdi. Güzel ahlakı ve dürüstlüğünden dolayı herkes tarafından ‘El-Emin’ olarak isimlendirildi.

596

Hüveylid kızı Hatice’ye ait bir ticaret kervanının yöneticisi olarak Busrâ şehrine gitti. Aynı yıl Hz. Hatice ile evlendi ve onun evine taşındı.

605

Kureyş’in Kâbe’yi tamiri sırasında Hacerülesved’in yerine konulması hususunda hakemlik yaptı.

610

Ramazan ayında, zaman zaman gittiği Hira mağarasında iken, Alak suresinin ilk beş ayeti kendisine nazil oldu. Alemlerin rabbi tarafından kendisine peygamberlik görevi verildi. Getirdiği mesaja ilk olarak eşi Hatice, amcasının oğlu Ali, evlatlığı Zeyd bin Harise ve yakın arkadaşı Ebu Bekir iman etti.

613

Allah Resulü, açık davetle emrolununca, yakın akrabasından başlayarak insanları İslam’a davet etti.

614

Onun davetine karşı çıkan müşrikler, zayıf müslümanlara eziyet etmeye başladı.

615

Hz. Peygamber, müslümanlardan bir kısmının Necaşi’nin ülkesi Habeşistan’a hicret etmelerini istedi.

616

Amcası Hz. Hamza ve Hz. Ömer müslüman oldu. Ve Müslümanlar Darul Erkam’dan çıkıp Kabe’de namaz kıldılar.

617

Hâşimoğulları ve Muttaliboğulları’nın Hz. Peygamber’i korumak amacıyla Ebû Tâlib mahallesinde toplandı ve müşrikler bunlara karşı sosyal ve ekonomik boykot uygulamaya başladı.

619

Müşriklerin uyguladığı ekonomik ve sosyal boykot sona erdi.

620

Hüzün yılı olarak isimlendirilen bu yılda Hz. Peygamberin eşi Hz. Hatice ve amcası Ebu Talib vefat etti. Hz. Peygamber Zeyd bin Harise ile birlikte davet için Taif’e gitti, lakin orada kötü karşılandı. Dönüşte himaye ile Mekke’ye girebildi.

621

Receb ayında İsra ve Miraç olayı gerçekleşti.

Zilhicce ayında Birinci Akabe biatları gerçekleşti, Yesrib’ten gelen Evs ve Hazrec kabilelerinden 12 kişi Müslüman oldu.

Rasulü Ekrem, Musab bin Umeyr’i öğretmen olarak Yesrib’e gönderdi.

622

Zilhicce ayında İkinci Akabe biatları gerçekleşti ve Medineli mü’minler Hz. Peygamberi şehirlerine davet ettiler.

Muharrem ayında Müslümanlar Medine’ye hicret etmeye başladılar.

Safer ayında müşrikler Darul Nedve’de toplanıp Hz. Peygamberi öldürme kararı aldılar.

Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir ile birlikte gizlice yola çıktı, önce Sevr mağarasında bir süre saklandılar, ardından sahilden Medine’ye gittiler.

Rabiülevvel ayında Kuba’ya vardılar ve burada bir mescid inşa edildi.

Hz. Peygamber, Rauna Vadisinde ilk Cuma namazını kıldırdı ve aynı gün büyük sevgi gösterileri eşliğinde Medine’ye girdi. Eyüp el-Ensari’nin evine yerleşti.

Medine’de ilk olarak Mescid-i Nebevi’nin inşasına başlandı ve ezan teşri kılındı.

623

Recep ayında Muhacir ile ensar kardeş yapıldı.

Ramazan ayında Medine vesikası tanzim edildi.

Savaşa izin verilince Medine’nin çevresine seriyeler düzenlenmeye başlandı.

Medine’de çarşı ve pazar yeri kuruldu.

Tamamlanan Mescid-i Nebevi’nin yanında Darul Suffe oluşturuldu.

624

Kıble, Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan Mekke’deki Mescid-i Harâm’a çevrildi.

Ramazan ayında Mekke müşrikleri ile Bedir Gazvesi gerçekleşti, müşrik esirlerin çoğu okuma-yazma öğretme karşılığında serbest bırakıldı.

Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir’in kızı Hz. Âişe ile evlendi.

Medine’deki Müslümanlarla anlaşmalarını bozan ve birkadına kötü muamelede bulunan Benî Kaynuka Yahudileri üzerine sefer yapıldı ve sürgün edildiler.

Zilkade ayında Hz. Ali ile Hz. Fâtıma’nın düğünü yapıldı.

625

Şevval ayında Mekke müşrikleri ile Uhud Gazvesi gerçekleşti ve Hz. Hamza şehid oldu.

Safer ayında, çeşitli bölgelere gitmek üzere yola çıkan Müslüman kurr ve hafızlardan 10’u Recî‘de, 70’i Bi’rimaûne’de pusuya düşürülerek şehid edildi.

Rebîülevvel ayında Hz. peygambere tuzak kuran Medine’deki Benî Nadîr Yahudileri üzerine sefer yapıldı ve sürgün edildiler.

627

Şaban ayında Benî Mustalik Gazvesi yapıldı ve ifk hadisesi yaşandı.

Şevval ayında Medine’de nüfus sayımı yapıldı.

Zilkada ayında müşriklerin hazırladıkları büyük bir orduya karşı Hendek Gazvesi yapıldı.

Savaştan sonra anlaşmaya ihanet eden Benî Kurayza Yahudileri üzerine sefer yapıldı.

628

Zilkade ayında Umre seferine niyetlenen Müslümanlar, buna izin vermeyen Kureyş ile Hudeybiye’de bir anlaşma yaptılar.

Muharrem ayında Hz. Peygamber, Bizans ve Sâsânî imparatorları başta olmak üzere civar ülke yöneticilerine ve kabile reislerine elçiler ve İslâm’a davet mektupları gönderdi.

Safer ayında Yahudilerin son ve en büyük kalesi olan Hayber fethedildi.

629

Zilkade ayında Kaza Umresi yapıldı.

Cemaziyelevvel ayında Bizans ile Mûte Savaşı yapıldı.

Kureyşli müşriklerin Hudeybiye Antlaşması’nı ihlâl etmesi üzerine Ebû Süfyân, barışın devamını sağlamak için Medine’ye gelerek girişimlerde bulundu.

630

Ramazan ayında Hz. Peygamber emriyle, kılıç kullanmadan, kan dökmeden Mekke fethedildi. Kabe putlardan temizlendi, genel af ilan edildi.

Şevval ayında Huneyn ve Taif Gazvesi yapıldı.

Zilkade ayında Hz. Peygamber umre yaptı.

Recep ayında Bizans üzerine Tebük Gazvesi yapıldı.

Tebük seferine katılmak istemeyen münâfıkların yaptırdığı Mescidi Dırar yıktırıldı.

631

Zilkade ayında Müslümanlar Hz. Ebû Bekir’in yönetiminde hac yaptı.

Ramazan ayında Hz. Peygamber Kur’ân-ı Kerîm’i vahiy meleği Cebrâil’e iki defa arzetti ve yirmi gün itikâfta kaldı.

Heyetler yılı olarak da nitlendirilen bu dönemde çeşitli bölgelerden grup grup insanlar gelip peygambere ittiba ettiler.

632

Zilhicce ayında, Hz. Peygamber Vedâ haccı gerçekleştirdi ve bu hacc esnasında çeşitli yerlerde yüz bine yakın insana veda hutbesini irad etti.

Safer ayında Üsâme b. Zeyd’i Suriye’ye gidecek orduya kumandan tayin etti.

Aynı günlerde şiddetli baş ağrısı ve humma yakalandı.

13 Rebîülevvel Pazartesi günü Hatemul enbiya Hz. Peygamber hakkın rahmetine kavuşarak. Makâmı Mahmud’a yükseldi.

14 Rebîülevvel Salı cenaze namazı Hz. Ali tarafından kılınarak defnedildi.


Allah’ın Salâtı ve Selâmı O’nun ve tüm âlinin, Ashabının üzerine olsun.

14 Haziran 2008 Cumartesi

Dinimizi Öğrenelim

Emanet ve Ehliyet

Son Dakika